• Facebook
  • Google+
  • Pinterest
  • Rss
2016 Enflasyon ile mücadele yılı olacak
İsyerlerim.Com | Sektörlerin Buluşma Noktası
Haber Kategorileri
Haber Detayları

2016 Enflasyon ile mücadele yılı olacak



 

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı, önümüzdeki üç senelik dönemde enflasyonun kademeli olarak düşürüleceğini belirterek, "2016 senesi enflasyonla mücadelenin başlangıç senesi olacak. O daha sonra 2017 ve 2018’de devam edecek ve artık o problemi de çözeceğiz" diye konuştu. 

Başçı, İsviçre’nin Davos kasabasında tertip eden 46. "Dünya Ekonomik Forumu"nda (WEF) ANADOLU AJANSI muhabirinin suallerini cevapladı.  Yarın yapılacak enflasyon görünümüne ait sene ilk toplantısı öncesinde, enflasyonla mücadele çalışmalarına değinen Başçı, şöyle konuştu: "Orada da herkesi ikna etmemiz gerekiyor ki enflasyon Orta Vadeli Program'da bu yıl sonu için öngörülen yüzde 7,5, gelecek sene yüzde 6,0, 2018 seneninde ise yüzde 5’li rakama doğru ilerleyebilecek. Bunun için de şart olan gayret gösterilecek fakat çok boyutlu bir çaba. Tek boyutlu değil. İki tane ileti vermek gerekiyor. Bir tanesi; enflasyonu düşürmek ile ilgili kararlıyız. Hükümet de kendi üzerine düşeni yapmak konusunda kararlı. 2016 senesi enflasyonla mücadelenin başlangıç senesi olacak. O daha sonra 2017 ve 2018’de devam edecek ve artık o problemi de çözeceğiz." 
 
"Büyüme arkadaşı, enflasyon düşürücü bir paketle beraber ilerlenebilir" 

Başçı, enflasyonda da hedefe kademeli bir şekilde, önümüzdeki üç senelik müddet içerisinde erişilebileceğinin vurgulayarak, "Enflasyonu indirirken de ideal bir siyaset bileşimi uygulayarak büyüme arkadaşı, enflasyon düşürücü bir paketle beraber ilerlenebilir diye düşünüyoruz. Onun da kademeli olmasında yarar var. Hemen bu yıl yüzde 5’e indireceğiz şeklinde değil de 2018’de yüzde 5’e gelecek şekilde, gerçekçi fakat kararlı bir duruşla bunu yapabiliriz diye düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.  
 
'Merkez Bankası üzerine düşeni yapacak'

Türkiye’nin, 2012 sene sonu itibarıyla yüzde 6,2 ile en düşük enflasyonu gördüğünü anımsadan Başçı, "Bu, bu arada son 45 sene en düşük enflasyonuydu. Dolayısıyla Türkiye’de bir enflasyonu düşürme süreci var ve hali hazırda devam ediyor. Enflasyonu en son noktada yüzde 5’in de altına getirebilmeliyiz. Peki bunu hemen yapabilir miyiz? Ne yazık ki bu yıl bunu hemen yapamayacağız. Başka bir deyişle yüzde 5’in altına hemen getiremeyeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.  Başçı, enflasyonu amaçlanan düzeye getirebilmek için ihtiyaç duyulan kararlılığın bulunduğuna işaret ederek, "Şu istem var, o açıdan ben çok hoşnudum. Hükümetin de net bir kararı var. 3 yılın nihayetinde 5’li rakamları görebiliriz. Bunu amaçlıyoruz. 2018’de enflasyonun 5’li rakamları artık görebilmesi olası. Bu istikamette çaba göstermek gerekiyor. Bu çabayla alakalı Merkez Bankası kendi üzerine düşeni yapacak. Hükümet de kendi üzerine düşeni yapacak. Bu istikamette izahlar net bir şekilde geldi" görüşünü paylaştı.  

 'Cari açıkta yılı yüzde 4’ün altında bitirme ihtimali var'

Cari açık meselenine da dikkati çeken Başçı, şunları kaydetti: "Bir numaralı problem cari açıktı. Onu çözmek 4 sene sürdü. 4 senelik vakit zarfında cari açık problemi büyük ölçüde çözülmüş oldu. Büyümeyi de oldukça iyi bir yerde tutarak bunu yapabildik. Bu bir başarıdır. Bugün gelişen ülkeler içinde yüksek büyüme gösteren ülkeler arasında Hindistan’dan sonra ön sırada gelen ülkelerden biri Türkiye. Cari açığı yüzde 4 eşiğinin altında bitirme ihtimali olan bir seneye giriyoruz. Geçtiğimiz yıl belki yüzde 10’dan 4,5 civarında bir yere kadar. Bu sene da yüzde 4’ün dahi altında olabilecek. Bu, daha az konuşulacak bir alan olacak. Bu bizi pek çok açıdan enflasyonla mücadeleye odaklanmaya gönderecek ve kolaylaştıracak. Zira önceden olduğu kadar döviz kurları üzerinden büyük bir baskı gelmeyebilir." 

'Enflasyonda iletişim siyasetine ağırlık vermemiz gerekiyor'

Başçı, makro ihtiyati araçların kullanılmasının bir neticesi olarak, krediler ile ilgili arzulayan neticenin alındığını belirterek, "Krediler konusunda kompozisyon şu anda sürdürülebilir dış balans açısından iyi, büyüme açısından pozitif. Zira tüketici kredilerinin yerine firmanın ve imalatın desteklenmesi şeklinde bir kompozisyon var" dedi. Enflasyon konusunda iletişim politikasının ehemmiyetine değinen Başçı, şöyle devam etti: "Bundan sonra iletişim politikasına ağırlık vermemiz gerekiyor. Bir de doğru politika bileşimini kullanmak gerekiyor. Bu dönemde oynaklıkların son derece yüksek olduğu global bir arka tasarıya girdik. Ocak ayının ilk gününde, Çin’den çok şiddetli bir şok dalgası bütün dünyaya dağıldı. O dalgayı biz çok dikkatli ve gün gün izledik. Orada şunu gördük; Türk varlıkları ve Türk lirası, pek çok benzer ülkenin varlıklarına mukayese et bu şoktan çok daha az etkilendi. İkincisi; yakın zamanda görüyoruz ki bunun kendisi büyük ölçüde geçici oldu ve tesirlerinin de büyük ölçüde geçici olması mevzubahis olabilir. Bu şoklara karşı dayanıklılık konusu ile ilgili." 

'İhtiyaç duyulan siyaset bileşimimiz var'

Başçı, Merkez Bankasının mevcut duruşuna ait olarak ise "Yaklaşımımız nedir? Türk lirası boyutunda enflasyonist rizikolara karşı sıkı, döviz likiditesi boyutunda dengeleyici, finansal istikrarı destekleyici şekilde özetleyebiliyoruz. Bunun alt boyutları var. Konuyu çok yakından izlemeyenler, yalnızca uzaktan ve tek boyutla bakanlar, bazen hatalı yorumlarda bulunabiliyorlar. Bir kombinasyon ve bileşim olarak hepsi bir arada değerlendirildiğinde,  şu anda enflasyonist rizikolara baktığımızda halihazırda Türkiye’yi iyi bir vaziyete getirecek bir siyaset bileşimimiz var" değerlendirmesinde bulundu. 

'Sadeleştirme için daha erken'

Şu evrede esnekliğin savunmasına karar verdiklerini vurgulayan Başçı, şunları söyledi: "Şokların nasıl şekil alacağını görmemiz gerekiyor. Dünyadaki seyir nasıl bir şekil alacak? Normalleşme meselesiz bir şekilde gerçekleşebilecek mi? Normalleşme meselesiz bir şekilde gerçekleşirse o zaman zati bizim hazırladığımız çok boyutlu politika araçlarına gereksinim azalabilir ve kısa vadeli getirileri artık yüksek frekanslı bir araç olarak kullanmamız gerekmeyebilir.

Ayda bir kez toplanıp kısa vadeli getirileri tek bir getiriyle değiştirmek şeklinde çalışmaya dönebiliriz. Ancak onun için henüz erken. Onun için erken olmasının sebebi de şu anda küresel normalleşme konusunda kimsede tam bir güven yok ve oynaklıklar oldukça yüksek. Oynaklıklara karşı bizim de gerekirse gereken günlerde likidite politikasında sıkılaşmaya gittikçe oynaklıkları  azaltabilme becerimiz var. Bunu önceden gösterdik. O tür bir esnekliğe ihtiyacımız olabilir. Henüz  kullanmadık ama gerekirse bunu kullanabiliyoruz. Likidite politikasında ufak, sembolik bir sıkılaştırma bile bizi eylül-ağustos döneminde gayet güzel savundu. Çin şokuna karşı Türk lirası diğer ülkelere karşı oranla daha dayanıklı oldu."  

'Araç kombinasyonu yeterli'

Başçı, Merkez Bankasının ortaya koyduğu kimi yeni araçlara işaret etti.  Bu araçların tesirli olabileceğini ifade eden Başçı, "Onların nasıl çalıştığına herkesi ikna edip, güzelce anlatıp, ondan sonra gerektiğinde nasıl kullanacağımızı anlattığımız vakit, bu araçlar yeterli. ‘Artık kısa vadeli üremleri günlük bir siyaset aracı olarak kullanmamıza ihtiyaç kalmamıştır’ güveni herkese geldiği vakit da sadeleşmeyi ele alabiliriz. Dolayısıyla bu konu hali hazırda her toplantıda Heyet gündemine alınıp değerlendiriyor" diye konuştu. Başçı, araç zenginliği ile beraber araçların tesirli bir şekilde kullanılması ve ihtiyaç duyulan kombinasyonun bulunmasının ehemmiyetine dikkati çekerek, "O şekilde baktığınızda aslında gelişmiş ülkelerin yaklaşımları da bu; ‘çok sayıda aracımız var ve bunları çekinmeden gerektiği kadar kullanmaya hazırız.' Bu iletinin verilmesi pek çok vakit beklenti idaresi açısından yeterli olabiliyor" dedi.  

'Döviz kuru gelişmeleri oldukça istikrarlı'

Bu seneden itibaren enflasyonda kademeli bir düşüşün amaçlandığının vurgulayan Başçı, "Bu yıl ehemmiyetli, kritik olan enflasyondaki düşüşün olası olduğu kadar erken, ilk çeyrekte başlaması. Orada da trendi takip edeceğiz. Son 4-5 aylık döviz kuru gelişmeleri oldukça istikrarlı olduğu için enflasyona oradan gelen etkiler gittikçe azalacak. Büyük olasılıkla bu ay üç aylık vasati çekirdek göstergelerin eğilimi tek haneye düşecek. Onun hem tek hanede kalması hem de daha da aşağı gelmesi için kredilerin yeniden istikrarlı bir şekilde devam etmesi gerekiyor. O görünümün bozulmaması gerekiyor" ikazında bulundu. Başçı, döviz kurunun da oranla diğer ülkelere göre çok daha istikrarlı izlemesinde yarar olduğunu anlatarak, "Artı, bu beklenti idaresiyle elimizdeki araçları da gerektiği vakit kullanmak şeklinde bir tasarıyla bunu yapabileceğimiz, enflasyonu yüzde 7,5’e kadar getirebileceğimiz anlaşılıyor. Fakat bir gayretle" bilgisini paylaştı.  
 
'AB'deki toparlanma bizim için fırsat'

Avrupa ekonomisindeki toparlanmanın Türkiye’ye olası yansımalarına da değinen Başçı, Türkiye'nin Avrupa’ya ihracatının gayet iyi gittiğini, Avrupa'da yüzde 1,5, yüzde 1,6 veyahut yüzde 1,7 gibi bir büyümenin, ihracatı avro bazında kuvvetli bir şekilde artıracağını belirtti. Başçı, "O da oluyor şu anda. AB’deki toplanma bizim için ehemmiyetli bir fırsat. Diğer ehemmiyetli bir fırsat da enerji ücretlerinin nadir görünen bir şekilde düşmesi. Bu, Türkiye’ye çok yarar sağlayan bir konu. Bu da TL’nin değerini destekleyen bir konudur" diye konuştu.  

Dünya Ekonomik Forumu’nda "4.Endüstri Devrimi"nin ele alındığını aktaran Başçı, "Bir transformasyon oluyor. Onun farkında olmak gerekir. Dünyada çok ehemmiyetli gelişmeler oluyor. Benim üniversite senelerimde daha ziyade gelişmeler donanım alanındaydı. Şimdi yazılım alanında çok heyecan verici gelişmeler var. Bunlardan en ehemmiyetlisi, yapay zeka alanındaki gelişmeler. Burada somut örnekler çıkmaya başladı. Sözgelimi sürücüsü olmayan kamyonlar AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’de kullanılmaya başlandı. Bunların her birinin bir yapay zekası var. Pek çok alanda fark uygulamalar olacak" şeklinde konuştu. Başçı, Türkiye'nin reform gündeminin bu bağlamda son derece ehemmiyetli olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle bitirdi:  "Hükümetin en son izah ettiği araştırma ve geliştirmeyle alakalı, genç müteşebbislerin desteklenmesiyle alakalı paket tam zamanında oldu aslında. Bu tip işler kilogram başına ihracat değeri son derece yüksek olan işler. Bir yazılım hazırladığınızda onun kilogram başına ihracat değeri artı sonsuz. Türkiye’de bunu yapmaya başlayan gençler var. Bizim en ehemmiyetli kaynağımız, insan kaynağımız olduğu için bunu kaçırmamamız gerekli. 4. Endüstri Devrimi'ne en baştan hemen dahil olmamız gerekir." 

25-01-2016

Facebook Yorumları