• Facebook
  • Google+
  • Pinterest
  • Rss
Beyaz eşya ihracatında işler yolunda
İsyerlerim.Com | Sektörlerin Buluşma Noktası
Haber Kategorileri
İlginizi Çekebilir
Haber Detayları

Beyaz eşya ihracatında işler yolunda



 

Türkiye ekonomisinin gelişmesinde başı çeken sektörlerden biri olarak nitelendirilen beyaz eşya sektöründe, sene ilk 2 ayı itibarıyla 4 ana üründe imalat yüzde 11,5, iç satışlar yüzde 14,5 ve ihracat yüzde 10,4 arttı. 

Türkiye Beyaz Eşya Endüstricileri Derneği (TÜRKBESD) Başkanı Ergün Güler, sektörün 2016 senesi beklentileri ve ilk 2 aylık rakamları paylaştı.

Güler, dünyanın Çin'den sonra en büyük beyaz eşya üreticisi konumundaki Türkiye'de, beyaz eşya sektörünün, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi, buzdolabı ve fırından oluşan dört ana kaleminde 2015 seneninde yüzde 6 büyüme kaydettiğini hatırladarak, 2016 senesi büyümesini ise yüzde 5 civarında beklediklerini söyledi. 

Sektörün 2016 seneye, bu beklentiyi destekler nitelikte hızlı bir başlangıç yaptığına işaret eden Güler, sene ilk 2 ayına ait şu bilgileri verdi:

"2016 senesi başında, otomotivde yüzde 3 küçülme ve konut satışlarında yüzde 1,5 daralma oldu. Beyaz eşya sektörü ise Türkiye endüstrisinin lokomotifi olmaya devam ediyor. Türkiye 2016 senesi büyüme öngörüsünün de yüzde 3,5 - 4 civarında beklendiği göz önünde bulundurulursa sektörün ilk 2 ayda bu oranın 3 katı büyüdüğü görülüyor. Hem iç piyasada hem de ihracatta çok kuvvetli büyüdük. Ocak-şubat aylarında beyaz eşya sektörü 4 ana üründe imalatını yüzde 11,5, iç satışlarını yüzde 14,5 ve ihracatını yüzde 10,4 artırdı."

'Sektör ödevini iyi yaptı'

Güler, iç pazardaki büyümenin ötelenen alımlar ve evlilik - boşanma gibi sebeplerden kaynaklandığını, Ar-Ge, imalat, lojistik, satış ve pazarlama gibi konularda son 10 senedir mükemmelleşen sektörün iç ve dış pazarda ödevini iyi yaptığını anlattı.

İhracattaki büyümenin de bir takım sektörlerde yaşanan azalmaya karşın memnuniyet verici olduğunu vurgulayan Güler, mevcut pazarlarda devam eden satışların yanı sıra önümüzdeki süreç için tüm azalarının İran pazarı başta olmak üzere potansiyel pazarlarla ilgilendiklerini aktardı. 

'Anti-damping' sektöre büyük yük getirecek'

Girdilerin ehemmiyetli bir bölümünü oluşturan, beyaz eşya endüstrisinin ve bunun yanı sıra yan endüstrinin de kullandığı yassı çeliğe temmuz başı gibi gelmesi muhtemel anti-damping vergisinin sektör rekabetçiliğini azaltacağı ve sektöre büyük bir yük getireceğinin vurgulayan Güler, şöyle konuştu:

"Bugün yassı çelikte gümrük vergisi yüzde 9 fakat Avrupa'da gümrük vergileri yüzde sıfır. Şimdi bir de anti-damping vergisi geliyor. Bunun yanı sıra bitmiş üründe vergi yok. Bu vaziyette, bize ne diyorlar? Çin'den sonra ikinci büyük üreticiyiz ve arkamızdan Polonya ve Romanya geliyor. Bu vaziyette, yatırımcılara 'Türkiye'ye değil Romanya'ya, Polonya'ya yatırım yapın' diyorlar. 

Bu arada, tüm üreticilere de 'Üretim yapmayın, bitmiş ürün ithal edin' demekle aynı manaya geliyor. Bu vaziyet ihracatı da etkileyecek, KOBİ düzeyinde çok sayıda tedarikçisi ile çok geniş bir ekosistem oluşturan beyaz eşya sektörünün girdileri de bu fiyat artışından etkileneceği için ihracatta Polonya, Romanya, Çin gibi ülkelerle rekabet açısından sıkıntı yaşayacağız. 

Yedi ülkeden yapılan ithalatta yüzde 0,42'den yüzde 18'e varan oranlarda belirlenen anti-damping vergisi, ilk tesirini yurt içinde sıcak rulo fiyatlarında gösterdi. Steelorbis tarafından izah eden verilere göre, Türkiye'de sıcak rulo ücretleri, verginin konuşulmaya başlaması ile yüzde 30 artarak Avrupa vasati ücretlerinin çok üzerinde. Yatırımların devamını sağlamak ehemmiyetli." 

'Devlet, yabancı marka satınalmalarına destek olmalı'

Güler, yatırımları artırmak ve daimiliğini sağlamanın günümüz küresel rekabet ortamında çok ehemmiyetli olduğunu ve bu noktada teşvik sisteminin sıhhatli işlemesi gerektiğini belirtti.

Turquality'nin bu kapsamda çok başarılı bir çalışma olduğunu ifade eden Güler, bütün azalarının programı kullandığını, programın kapsamının geliştirilmesi gerektiğini anlattı.

Güler, Çinli firmaların oldukça yüksek rakamlarla Avrupa ve AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ'den yaptığı bir takım şirket alımlarını hatırladarak, bu rakamların bir özel şirket tarafından ödenmesinin zorluğuna işaret etti. 

Çin devletinin şirketlere verdiği desteği örnek gösteren Güler, Türkiye'de de bu gibi desteklerin olması gerektiğine dikkati çekti.

Güler, bu şekilde ekonomik kalkınmaya verilen katkının da büyüyeceğini söyledi.

Yan endüstrinin yerlileştirme sürecinin ehemmiyetinin vurgulayan Güler, "Sektörümüzde bir takım ürünlerin üzerinde fiyatta etkin olan, kompresör ve elektrik motoru gibi pahalı komponent girdilerinin Türkiye'de üretilmesi sağlanmalıdır. Hem de ayrı bir ürün ve ayrı sektör olarak desteklenmesi tasarılanarak bunların öncelikli sektör görülmesi sağlanmalı ve Türkiye'de imalatının artırılması için teşvik programı tertip etmelidir." görüşünü de paylaştı.

21-03-2016

Facebook Yorumları