• Facebook
  • Google+
  • Pinterest
  • Rss
Bürokrasi hala en büyük engel
İsyerlerim.Com | Sektörlerin Buluşma Noktası
Haber Kategorileri
İlginizi Çekebilir
Haber Detayları

Bürokrasi hala en büyük engel




 

Türkiye'de yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik tertip etmelere karşın bürokrasiden yakınma sürüyor. Bilim, Endüstri ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, bir müddet önce yaptığı izahta, 2015'teki iki seçim hasebiyle bürokrasinin bir durgunluk dönemine girdiğini, durgunluğun yeni dönemle beraber ortadan kalkacağını" dile getirmişti. Ancak iş dünyasına göre, bürokrasideki tıkanıklık işlerin yürütülmesinde hala ehemmiyetli bir mani. İşte dile kazançlan örneklerden bir kaçı: Maliye ile gümrüğün bilgi-işlem sistemi birbirini tanımıyor, ihracat güçleşiyor; hızlandırılmış vergi iadelerinden KOBİ'ler istifade edemiyor; yüzde 15 yerli avantajı uygulanmıyor; imza yetkisi kalmadığı için yeni turizm yatırımları duruyor. Her sene en az 1 milyon kişiye istihdam yaratılması şart olan, yatırım ihtiyacı bulunan, tasarruf oranları düşük düzeyde izleyen Türkiye'de, endüstriciler bürokrasiden yakınmayı sürdürüyor. Konuyla alakalı Bilim Endüstri ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, bir müddet önce yaptığı izahta, 2015 seneninde yaşanan iki seçim nedeniyle bürokrasinin bir durgunluk dönemine girdiğini belirtmiş, ancak bu durgunluğun yeni dönemle beraber ortadan kalkacağını belirtmişti.

İzmir'de 1 ayda bulunamayan yer için Polonya'da 1 haftada ruhsat

Yeni yatırım ile ilgili çekilen güçlüklere ehemmiyetli bir örnek İzmir ile Polonya arasında yaşandı. Ankara Endüstri Odası Başkanı Nurettin Özdebir'in anlattıklarına göre, bir endüstrici İzmir'de yatırım yapmak emeliyle yabancı bir ortakla anlaştı ve ortaklar yer arayışına giriştiler. Takriben 1 aydan fazla bir müddette, şirket kurma bir yana yatırım yeri bile belirleyememesi üzerine, yabancı ortak Türk şirkete Polonya'ya gidilmesi teklifinde bulundu. Polonya'ya giden iki ortak, 1 haftalık vakit içerisinde hem şirketi kurdu hem de inşaat için ruhsatı eline aldı.
ASO Başkanı Nurettin Özdebir, Türkiye'de ciddi bir anlayış farklığına ihtiyaç olduğunu belirterek, mevcut Anayasa'ya göre bakanlıkların yapısı, mevzuat çıkarma gibi konularda gelinebilecek noktaya erişildiğini kaydetti. Çok zor şartlar altında Kurtuluş Savaşı vererek kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin sıfırdan var olduğuna dikkat çeken Özdebir, "O dönem bütün organizasyon devleti var etmek onu yaşatmak üzere heyetmişti. Şu anda devletimiz yeterince güçlendi ve bu güç artık yurttaşının, teşebbüsçüsünün, endüstricisinin üzerinde baskı ve yük oluşturmaya başladı" dedi.

Politikacıda ve iş dünyasındaki heyecanın, bürokraside görülemediğini söyleyen Özdebir, "Yatırımcının işini büyük şevkle bitirmeleri gerekirken, karşı taraftakini ne kadar sıkıntıya sokarsa o kadar büyüdüğü imajına kapılan insanlar var. Sanki yatırımcıya, ‘benim imzam olmadan sen hiçsin, ben imzaladığım için varsın' gibi düşüncelerin değişmesi gerekli" diye konuştu.

İndirimli KATMA DEĞER VERGİSİ'den KOBİ'ler istifade edemiyor

Bir takım sektörlerde yüzde 18 KATMA DEĞER VERGİSİ ödeyen üreticilerin, mallara yüzde 1-10 arasında KATMA DEĞER VERGİSİ ödedikleri için KATMA DEĞER VERGİSİ alacaklarının doğduğunu belirten Özdebir, bunun incelemesinin çok uzun sürdüğünü, 14-15 aya kadar uzanabildiğini bildirdi. Alacakların mali sene nihayetinde istediğini, incelemenin de uzun sürdüğünü söyleyen Özdebir, "Paranın bu kadar pahalı olduğu dönemde, işletme kredisine ihtiyacı olanlar üremle para alırken, insanların KATMA DEĞER VERGİSİ alacağı birikiyor. Kayıtlı anaparasından daha fazla KATMA DEĞER VERGİSİ alacağı olan firmalar var" diye konuştu.
Belirli bir ciro ve çalışan sayısını aşan işletmelerin hızlandırılmış iade sisteminden istifade edebildiğini kaydeden Özdebir, "Bu işlemden istifade edebilen firma sayısı çok az, başta OSTİM olmak üzere bilhassa KOBİ'ler bundan faydalanamıyor" diye konuştu.

Maliye nakit iade taleplerini karşılamadı

Maliye Bakanlığı 2015 yılı Aralık ayında, nakden iade taleplerinin ehemmiyetli bir bölümünü gerçekleştirmedi, tahakkuk eden KATMA DEĞER VERGİSİ alacakları için yalnızca mahsuplaşma talepleri kabul edildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda imza atar durdu

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda tüm üst düzey bürokratların imza yetkisi elinden alındı. Bugünlerde yerine yeni atamalar bekleniyor. Ancak uzun süredir, otellerde yıldızlamalar dahil, yeni yatırım müsaadeleri, yenileme yatırımları gibi müsaadeye bağlı işlemler gerçekleştirilemiyor.

Gümrüklerde mesai meselesi

DÜNYA'ya bilgi veren ihracatçılar, özellikle gümrük işlemlerini gerçekleştirirken, zaman açısından sıkıntı yaşadıklarını bildirdiler. Öğleden sonraya kalan yüklemelerin, gümrük işlemlerinin mesai saatlerinin dışına sarktığını ifade eden ihracatçılar, o zaman diliminde çalışan memurların fiyatlarının ihracatçıdan alındığını belirterek, "Emniyet ve sıhhat sektöründeki memurların mesailerini devlet öderken, burada niçin biz ödemek zorunda kalıyoruz" ifadelerini kullandılar.

İhracatçılar, yetkili gümrük müessesi dokümanı alan ihracatçıların da yükledikleri mallarla alakalı, tekrar gümrük işlemleri için damga vurulduğunu, bunun da gereksiz zaman ve para kaybına sebep olduğunu söylediler.

Yüzde 15 avantaj uygulanmıyor

İş dünyasının son zamanlarda en çok yakıntı ettiği konulardan birisi, imalatta ve ihracatta yerlilik oranını arttırma siyaseti dahilinde kamu ihalelerinde yerli ürünlere yönelik ücret avantajı sağlanması. Ancak Reisicumhur Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlık yaptığı dönemde kendi imzasıyla çıkan genelgeye rağmen, ihalelerde bir türlü yüzde 15'lik avantaj uygulanmazken, konuyu bürokrasinin insiyatifinden çıkarmak emeliyle bir yasa farklığı yapıldı ve yerli üreticilere yüzde 15'e kadar fiyat avantajı sağlanacağına ait karar, mevzuata girdi. Ancak bu legal tertip etme de ihalelerde sağlanan avantajın yüzde 15 olmasına yetmedi. Zira bir hayli müessesede "yüzde 15'e kadar" ifadesinin verdiği marj ile birlikte bu avantaj oranı yüzde 1 olarak uygulandı.

Bunun üzerine harekete geçen Bilim Endüstri ve Teknoloji Bakanlığı, yeni bir tertip etmeyle, "İhalelerde yerli istekliler lehine yüzde 15 ücret avantajı uygulanır" kararını mevzuata yerleştirme hazırlıklarına başladı.

Fabrika kuracağı araziye mera diye müsaade etmediler

Türkiye Giyim Endüstricileri Derneği (TGSD) Başkanı Haysiyet Fayat da Türkiye'de bürokrasinin 'garipliklerine' maruz kalan işadamlarından. Fayat, birkaç sene önce Şanlıurfa'da yatırım yapmak istemiş, bu yüzden de 40 dönümlük bir kamu arazisini satın almak için ihaleye girmişti. İhaleyi kazandıktan sonra alakalı teşvikleri de çıkaran Fayat, bundan sonra başına gelenleri şöyle anlattı: "Tüm süreçleri bitirdik, artık kazmayı vuracağız derken, 'Pardon, burası tarım arazisi' dediler. Oysa orası hemen hemen 40 sene süresince DSİ'nin tamir atölyesi olarak kullandığı tesisin olduğu bir araziydi. Biz aldıktan sonra orasının mera olduğu ortaya çıktı. 2010'un Ekim ayından beri uğraştık, fakat bir netice alamadık. O yatırım için çıkardığımız 2-3 milyon TL'lik teşvik var, onu kapatmaya çalışıyoruz."

'Gümrük ve Maliye ortak sistem kullansa gecikmeler biter'

Ankara'nın en ehemmiyetli ihracatçı firmalarından birisi olan Termikel'in İdare Heyeti Başkanı Ahmet Kaya ise Gümrük idaresinin sisteminin Maliye Bakanlığı'nın VEDOP sistemiyle uyumlu çalışmamasından yakındı. Kaya, ihracat gerçekleştirildikten sonra gümrük idaresi kayıtlarında kapatılan ihracatın, Maliye Bakanlığı'nın bilgisayar sisteminin uyumlu olmadığı için Maliye nezdinde ayın anda kapatılamadığını söyledi. Çok kolay bir arayüz yazılımıyla iki kamu müessesesinin bilgisayar altyapılarının online olarak birbirini görmesinin olası olduğunun vurgulayan Ahmet Kaya, bu yüzden bitmiş işlemden doğan KATMA DEĞER VERGİSİ alacaklarının bloke edildiğini, mahsuplaşmada kullanılamadığını kaydetti. Zati çok düşük kar marjlarıyla çalıştıklarını ifade eden Kaya, bu işten devletin rastgele bir kaybı olmayacağını aksine kamunun zaman ve personel tasarrufu yapabileceğini söyledi.

09-02-2016

Facebook Yorumları