• Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • Pinterest
  • Rss
Seçim sonrası ekonomiyi bekleyen senaryolar
İsyerlerim.Com | Sektörlerin Buluşma Noktası
Bu Alana Reklam Verin.
Haber Kategorileri
Haber Detayları

Seçim sonrası ekonomiyi bekleyen senaryolar




Seçime 1 gün kaldı. Politik belirsizliklerin, terör olaylarının ekonomiyi etkilemesinden dolayı yeni seçim politik açıdan olduğu kadar ekonomik açıdan da heyecan yaratmış vaziyette. Tabii dünyada da ciddi bir ekonomik değişim söz konusuyken seçim sonrası vaziyet ne olacak, dolar-euro ve altın değişimine nasıl devam edecek, tekrar bir hükümet kurulmazsa piyasaları neler bekliyor, tüm bunlar merak konusu.

‘2016’YA KALMADAN GETİRİ ARTTIRIMI OLABİLİR’

PhillipCapital Genel Müdür Yardımcısı Oğuz Yılmaz'ın değerlendirmelerine göre; bilhassa son zamandaki gelişmeler; Amerika’nın durumu, Amerika’dan gelen datalar, Çin’den kaynaklı sıkıntıların olmasıyla beraber FED’in artık ürem artırımı ile ilgili elinin çok kuvvetsiz bir vaziyete geldiği piyasaların beklentisiydi.FED eski izahlarında bu toplantıda ürem arttırabileceğini söylemişti. Ancak gerçekleşen gelişmeler neticeninde  faiz artırımının 2016’ya kalacağı bekleniyordu. FED faiz artırmadı ancak 2016’ya kalmadan faizi arttırabileceğini belirtti.  Pyasaların 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle kapalı olduğu günde bu durum doların güçlenmesine kapı araladı. EURO/USD paritesinin 1.09 düzeylerine kadar gevşemesi tüm dünyada olduğu gibi TL’nin de Dolar karşısında değer kaybetmesine kapı araladı. FED cephesinden piyasalara yansıyanlar şu an için bu şekilde.
 

‘DOLARIN HIZLI DEĞER KAYBI KOLAY DEĞİL’

Yılmaz dolar açısından yaptığı değerlendirmelerde de doların yükselen trendine devam edeceğine, dünya piyasalarında bu trendin uzun bir müddet daha devam etmesi muhtemel göründüğüne değindi. Yılmaz sözlerine şu şekilde devam etti: "Çok hızlı bir şekilde doların geri çekilmesi, değer kaybı yaşaması çok kolay değil. AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ ekonomisinde negatif gelişmeler yaşanır ve FED faiz artırımı 2016 ‘ya kalsa dahi ana trendde farklık olması zor neticede ürem artırımı olacak. Bu süreçte EURO/DOLAR paritesinin 1 düzeylerine kadar gevşemesi muhtemeldir."

‘PİYASALAR HÜKÜMET KURULMASINA POZİTİF REAKSİYON VERECEKTİR’

Yılmaz seçim dönemine ait ise; "7 Haziran seçimlerine tek başına iktidarın devam ettiği ve edeceği beklentisinin kuvvetli olduğu bir dönemde ve 85bin endeks düzeylerinden girmiştik. Ortaya çıkan tablo sonrasında endeks önce 75bin düzeylerini test etti hemen peşinden ortak yönetim kurulması beklentisiyle tekrar 85 bin düzeylerine yaklaştı. Sonrasında ortaya çıkan siyasal tablo ve ülkemizde yaşadığımız acı olaylar endekste 70bin düzeylerine kadar geri çekilmeyi beraberinde getirdi. Seçimler yaklaştığında ise tekrar 80bin düzeylerine yaklaşan endeks değerlerine eriştik. Bu da gösteriyor ki piyasalar politiklerden bu seçimin neticeninde halkın istemi ne olursa olsun hükümetin kurulmasını bekliyor. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde başka bir deyişle 2016 seneye güvenoyu almış bir hükümetle girmemiz halinde piyasalardaki pozitif tablo devam edebilir. Piyasanın seçimle alakalı en negatif reaksiyonu; hükümetin kurulamaması ve politiklerin tekrar seçim kararı alarak 3. seçime gitmesi olacaktır. Bu vaziyet hem fiyatlar açısından hem istikrarsızlık açısından hem de ülkemizin itibarı açısından sıkıntılar doğurabilir" diye konuştu.

 ‘DAHA PARLAK 2016 BİZİ BEKLİYOR’

2016'da piyasaları karanlık günlerin beklemediğini belirten Yılmaz; "Küresel ekonomiye göre fiyatlandırmaların belirlendiği bir dönemden geçerken sözgelimi 2008’de Türkiye bazlı bir şey yokken Lehman Brothers’ın batışının gerçekleşmesi bunun dünya ekonomisinde yarattığı etkiler bizim borsamızda 58 binden 20 binlere yaklaşan düşüş yaşamamıza kapı aralamıştı. Neticede dünya ekonomileriyle paralel hareket ediyoruz. Dünya ekonomilerinde ciddi sıkıntıların yaşandığı dönemlerden geçiyoruz. Benim inancım bunlarının çoğunun artık ücretlere yansımış olduğu. FED ürem artırdığında tabii ki negatif yansıması olabilir. Fakat FED tarafından 2013’ün Mayıs ayında bu durum zati belirtilmişti. Piyasalar o günden bugüne bunları fiyatlıyor. Bu yüzden FED’in faiz artırımı total olarak piyasaların üzerinde çok çok kalıcı olumsuz etkiler bırakmaz. Bizim üzerimizde ekonomik olarak dünya piyasaları çok olumsuz tesir bırakmayacaktır. Tüketici güven endekslerinin yükseldiği, geleceğe güvenle bakabildiğimiz, insanların yatırım ve harcama yapabileceği dönem olabileceğini düşünüyorum. Dolar/TL açısından baktığımızda 2014 ve 2015 senelerini takriben  her 2 senede da %30’a varan yükselişlerle 1.80 düzeylerinden 2.90’a gelerek kapatıyoruz. Bu tablo bir çok negatifliğin ücretlere yansıdığını gösteriyor. Endeks açısından da evet hala negatif gelişmelerde düşüler yaşanabilir. Fakat şu anki fiyatlar şirket değerleri göz önüne alındığında ucuz diyebiliriz" şeklinde dile getirdi.

‘ALTINDA CİDDİ BİR YÜKSELİŞ YAKIN VAKİTTE YOK’

Altını da değerlendiren Yılmaz sözlerine şu şekilde devam etti: "Özellikle 3-4 senede altının ciddi değer kaybettiği dönem yaşadık. 1.900-1.800 dolarlardan 1.100 dolarlara gelen ve tüm dünya yatırımcısının zarar ettiği bir dönemdi. Doların TL karşısında değerlenmesinden dolayı yatırımcı altındaki düşüşü çok çok hissetmedi. Ancak doların kuvvetli olduğu dönemde altın için çok ekstrem gelişmeler olmadığı süreçte dünyada altının değerlenmesi çok kolay değil. Dolarla ters orantılı olan bir yatırım aracı olduğundan dolayı. Doların kuvvetli seyirlerine devam edeceğini ve bunun altın ücretlerinde ciddi manada yükseliş yaşayacağı dönemi yakın süreçte görebileceğimizi düşünmüyorum."

‘ÇİFT SENARYO ÜZERİNDE DEĞERLENDİRME YAPMAK GEREKİYOR’

Yılmaz; "Çift senaryo üzerinden değerlendirme yapmak gerekiyor. İlk senaryo hükümet kurulursa dolar 2.75-2.80 düzeylerine gelebilir. Daha sonrasında ise yurtdışı gelişmelere göre istikamet bulabilir. Borsaya döndüğümüzde 6 hanelere başka bir deyişle 100 bin düzeylerine doğru bir hareketlenme yaşayabiliriz. 2. Senaryo ise hükümetin kurulamayıp 3. seçimin konuşulması. Bu vaziyette Dolarda 3.25, endekste 65000 düzeylerinden söz edebiliriz. Faizlerde de 14 düzeylerine kadar yükseliş yaşanması muhtemel olur" dedi.

'ARALIKTAKİ FAİZ ARTIRIMI SEMBOLİK OLUR'

FED'in faiz durumunu değerlendiren Alan Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Yeliz Karabulut, Amerika'dan gelen verilerin olumsuz olduğuna ancak kasım ayının da ehemmiyetli olduğuna vurgu yaptı. Aralık ayında gidilecek bir faiz artırımının sembolik olacağını ifade eden Karabulut, bu durumun ciddi boyutta piyasayı etkilemeyeceğini ancak Çin'e değin kaygılarla faiz artırımının aralık ihtimalinin daha yüksek olduğunun vurguladı.

'SEÇİM SONRASI OLUMSUZLUK POZİTİF BİR HAVA YARATMAZ'
Karabulut seçim sonrası piyasaları değerlendirirken şu sözlere yer verdi: "7 Haziran seçimleri sonrasında koalisyon olmamıştı. Olumsuz bir hava hakimdi. Seçim sonrası pozitif tavrı piyasalar olumlu karşılar. Koalisyon ihtimali de piyasaları deşarj olur. Ancak şayet negatif izahlar devam ederse endeks tarafından 68-72binlere doğru hareket olur."

'3. SEÇİMLE KAYIP BİR SENE OLUR'
Karabulut sözlerine şu şekilde devam etti: "2016 seneninde Çin'in yavaşlaması konuşulacak. Piyasalarda ürem artırımı konuşulacak. Ülkemiz açısından bir değerlendirme yaparsak 2016 seneninde şayet bir seçim daha mevzubahis olursa 2015 seneninde oluğu gibi kayıp bir sene olur. Türkiye'de ayrı olarak ekonomiyi genel olarak değerlendirirsek açık bir şekilde ekonomik reformlara ihtiyaç var. Bu reformlar gerçekleştirilirse Türkiye'nin lehine bir süreç işlenecektir."

'ALTINI OLAN YASTIK ALTINDA BEKLETSİN'
Karabulut; "Altını ONS ve gram ücreti olarak 2 açıdan değerlendirmek gerekiyor. Dolar/TL seyri yukarıya olursa şayet altında da bu şekilde bir seyir izlenir. Yurtiçi gelişmelere bağlı olarak 1.200 dolar/ons düzeyinde izler. Ben yastık altında altını bulunanların bir müddet daha yastık altında tutmasını öneririm" dedi.

'DOLARDAKİ BEKLENTİYİ SEÇİM BELİRLEYECEK'

Karabulut son olarak doları değerlendirirken sözlerine şunları ilave etti: "Dolardaki beklentilerle alakalı olarak seçim sonrası değerlendirmeler sandıktan çıkacak neticeye ve siyasilerin tavrına bağlı. Eğer hükümet kurulursa dolar 2.82-2.84 düzeylerinde olacak. Eğer hükümet kurulmazsa ve 3. seçim söz konusu olursa 3.00 düzeyleri belki daha üstünün tekrarlanması kaçınılmaz. Böyle bir durumda uzlaşı taraftarı olmayan cezalandırılmalıdır."

31-10-2015

Facebook Yorumları