• Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • Pinterest
  • Rss
Türkiye hızla fakirleşiyor
İsyerlerim.Com | Sektörlerin Buluşma Noktası
Haber Kategorileri
İlginizi Çekebilir
Haber Detayları

Türkiye hızla fakirleşiyor



 

1) ENFLASYON

Zamlar kapıda

TÜRK Lirası’nın değer kaybı ithal ürünlerin fiyatını arttırıyor. 5 dolarlık ithalatın fiyatı 14 Temmuz’da 13.1 lira iken bugün 14.2 lira. Bu farkı ithalatçı zam olarak tüketiciye yansıtacak. Bilhassa cep telefonu, televizyon, otomobil ve sıvı yakıt gibi dışalım ağırlıklı ürünlerde zam kaçınılmaz. Otomotiv sektörü temsilcileri en az yüzde 5 zammı masaya yatırdı dahi. Hemen peşinden benzin ve motorin geliyor. 50 doların altına inerek 6.5 sene en düşük düzeyini gören petrol ücretinin Türkiye için avantajı kalmıyor. Zira dolardaki artış benzin ve motorine zam olarak yansıyor. Bu kademeli olarak tüm sektörleri de negatif etkiliyor. İmalat fiyatları artınca gıda başta olmak üzere zaruri tüketim maddelerinin hepsinde ücret artışları gündeme geliyor. Tüm bu zamlar ise enflasyonu arttırıyor. Yapılan hesaplamalara göre dolar kurundaki yüzde 10’luk değerlenme enflasyonu 1.5 puan yükseltiyor.

Enflasyona kur tesiri kaçınılmaz (%)

Ocak  7.24

Şubat  7.55

Mart  7.61

Nisan  7.91

Mayıs  8.09

Haziran 7.20

Temmuz  6.81

2) DIŞ TİCARET

EURO’da dolara karşı aşırı değer kaybı olmasaydı, kurdaki bu yükseliş ihracatçıyı hoşnut edebilirdi. Fakat Euro’daki değer kaybı sebebiyle de Türkiye ihracatçısı sene ilk yedi ayında 8 milyar dolar kayıp yaşadı. İhracatçı eylül ayıyla birlikte ihracatın toparlanmasını bekliyordu ancak sıkıntının süreceği görülüyor. Türkiye ihracatçısı ara malını başka bir deyişle ihraç edeceği malı üretmek için dışalım yapıyor. Ve bu ithalatın yüzde 50’si dolar cinsinden yapılıyor. Başka bir deyişle ihracatçı dolarla hammaddesini alıyor imalatını yapıyor,  Euro ile ihraç ediyor. Dolardaki yükseliş ihracatçının dışalım fiyatını dolayısıyla imalat fiyatını arttırıyor. Zati Türkiye İstatistik Müessesesi’nun (TÜİK) bir gün önce izah ettiği verilere göre haziranda ihracat birim değer endeksi başka bir deyişle ihracatçının sattığı malın ücretini belirleyen endeks yüzde 9.5 azaldı. İkinci çeyrekte birinci çeyreğe göre kayıp ise yüzde 9.2 oldu. Netice olarak ihracatçı daha fazla malı daha düşük ücrete satmak zorunda kaldı.

İhracatta gerileme durdurulamıyor (milyon dolar)

Ocak  12.304

Şubat  12.234

Mart  12.526

Nisan  13.358

Mayıs  11.091

Haziran 11.995

Temmuz  10.857

3) ULUSAL GELİR

Büyümede sıkıntı

TÜRKİYE ekonomisi sene ilk çeyreğinde yüzde 2.3 büyüdü. İkinci çeyrekte büyümenin yüzde 4’e yaklaşabileceği belirtiliyor. Şimdi sene üçüncü çeyreğinin içindeyiz. Temmuz, ağustos ve eylül ayları üçüncü çeyrek verileri için belirleyici olacak. Sene nihayetinde beklenti yüzde 3’ün ancak yakalanacağı istikametinde. Fakat doların bir ayda yüzde 8’lik değer kazanması işleri biraz karıştırıyor. İthalatın daha fiyatlı olması tüketiciyi pazardan çevirmesine bir de ihracatın sıkıntısı ilave edince Türkiye ekonomisinde büyümenin daha da yavaşlaması kaçınılmaz. Ayrı olarak Türk Lirası değer kaybettiği için dolar cinsinden ulusal gelir çok daha düşük bir düzeye inecek. Hesaplamalara göre 2015 nihayetinde Türkiye’nin dolar bazındaki ulusal geliri en iyimser hesapla yüzde 10’luk gerilemeyle 801 milyar dolardan 724 milyar dolara gerileyecek. Dolar bazındaki ulusal geliri 2010 öncesine dönen Türkiye, G20 içinde de son sıraya, 20. sıraya düşecek. Kişi başı ulusal gelir de 9 bin 200 dolara inme rizikosuyla karşı karşıya kalacak. Ayrı olarak potansiyelinin altında büyüyen Türkiye sayıları 3 milyonu bulan işsizlerine yeni iş alanı da yaratamayacak.

Kişi bayı ulusal gelir 10 bin dolar hududunda (dolar)

2010  10.003

2011  10.428

2012  10.459

2013  10.822

2014  10.404

2015*  10.168

* Kişi başı ulusal gelir ilk çeyrek bakımından

4) YATIRIMLAR

2 senedir gelen yok

TÜRKİYE’nin son iki senedir yabancı yatırım alma sıkıntısı sürüyor. 2012 seneninde 10.1 milyar dolar direk yabancı yatırım Türkiye’ye gelmişken 2013’te bu rakam 9.2 milyar dolara, 2014’te 8.4 milyar dolara geriledi. Sene ilk 6 ayında yalnızca 4 milyar dolar direk yabancı yatırım çekilebildi ki bu geçen sene ilk beş ayına göre yüzde 22 daha az yatırım mananına geliyor. Politik belirsizlik Türkiye’nin yurtdışındaki güven algısını bozuyor ve yabancı beklemede kalıyor veya yatırımdan vazgeçiyor. Türk yatırımcı için ise mesele daha büyük. Türkiye’nin dış borcunu çevirebilmek ve cari açığını finanse edebilmek için senelik 200 milyar dolar dış kaynağa ihtiyacı var. Türkiye’nin kısa vadeli borcu ise 220 milyar doları buldu. Bu miktarın da yüzde yüzde 85’i özel sektörün borcu. Dolardaki değerlemeyle borcunun Türk Lirası karşılığı artan özel sektörün yatırımı düşünmesi biraz zor görünüyor. Belirsizlik ortamında iş dünyasının ihtiyaç duyduğu hiçbir reform da yapılamıyor.

2011  14.146

2012  10.126

2013  9.298

2014  8.454

2015*  4.033

· 6 aylık veriler

İFLAS RİZİKOSU DORUKTA

TÜRKİYE’nin iflas rizikonunu gösteren 5 senelik CDS’leri doruğa tırmandı. En son Mart 2014’te 266’lı düzeyleri gören iflas rizikosu endeksi 260.75’e kadar çıktı. Doların 2.8455 lira ile rekor tazelediği dün Borsa İstanbul ise sakin bir gün geçirdi. Borsa İstanbul günü yüzde 0.29 yükselişle 77 bin 308 puandan kapattı. Serbest piyasada ise dolar 2.8290 liradan günü haftayı kapattı. Merkez Bankası ise dolardaki tarihi rekorun hemen peşinden üç ‘tesirsiz’ hamle yaptı. Önce dolar cinsi tutulan zorunlu karşılıklara, rezerv opsiyonlarına ve serbest hesaplara uyguladığı getiri oranını yüzde 0.21’den yüzde 0.23’e yükselten Merkez Bankası ardından bir hafta vadeli dolar cinsi depo faiz oranını yüzde 3’ten yüzde 2.75’e indirdi. Merkez ardından repo ihalesi ile piyasaya verdiği haftalık fonlamayı takriben 2 milyar TL azalttı. Sepet bazında TL dün yeni tarihi doruk olan 3.0080’e kadar yükseldi.

 Reisicumhur danışmanı:  Dolarda 3 TL ‘rekabetçi’

REİSİCUMHUR Recep Tayyip Erdoğan’ın Ekonomi Başdanışmanı Cemil Ertem, dün sabah Twitter hesabından dolar kuruna değin değerlendirmelerini paylaştı. Ertem, Twitter’dan yayınladığı iletininde, Türk Lirası’nın dolar karşısında 2.8 lira düzeyinin altında “değerli”, 2.8 lira düzeyini aşmasının “normal,” 3 lira düzeyinin ise “rekabetçi” olduğunu yazdı. Ertem, iletinine Merkez Bankası’nın internet sitesinden aldığı Türkiye, gelişen ülkeler ve gelişmiş ülkeler için reel efektif döviz kurlarını gösteren bir de grafik ilave etti.

15-08-2015

Facebook Yorumları